Home Dijital Gazete Babacan: “Devleti Kürt meselesinin çözümünün bir parçası haline getireceğiz”

Babacan: “Devleti Kürt meselesinin çözümünün bir parçası haline getireceğiz”

by bist-viop

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Van’da partisinin il binasının açılışında, Kürt meselesi ve ekonomi ile ilgili açıklamalarda bulundu.

DEVA Partisi’nin il binasının açılışında konuşma yapan Babacan, “Bu iktidarın reddettiği, çözemediği Kürt meselesi yakında ayaklarına dolanacak. Biz ise iktidara gelip bunu çözeceğiz” diye konuştu.

İktidarın reddettiği, çözemediği Kürt meselesinin yakında ayaklarına dolanacağını belirten Babacan, “Dolanıyor da. Biz ise iktidara gelip inşallah bunu çözeceğiz. Çünkü meseleyi biliyoruz. Demokrasi içinde çözeceğiz. Meşru yollarla çözeceğiz. Siyaset eliyle çözeceğiz. Devleti Kürt meselesinin çözümünün bir parçası haline getireceğiz. Ağıt sesini adaletle dindireceğiz. Bu yolda, kandan, gözyaşından beslenen hiç kimseye de geçit vermeyeceğiz.” ifadesini kullandı.

“Çok ciddi bir insan hakkı ihlali yapılıyor”

Ak Parti’nin ilk yıllarında cezaevindeki koşulların iyileştirilmesi sağlandığına değinen Babacan, “Hep beraber çok gayret gösterdik. Avrupa Birliği’yle müzakerelerde de önemli bir konuydu bu ve insanımız için bunları yaptık. Geldiğimiz noktada bir kadın siyasetçi hastalığının ilerlemesine rağmen cezaevinde tutuluyor. Hastaneler ‘Bu halde hapishanede kalamaz’ diyor. Adli Tıp Kurumu’na gidiliyor, oradan siyasi baskıyla bir rapor çıkıyor ve hâlâ hapiste tutuluyor. Çok ağır bir haksızlık. Çok ciddi insan hakkı ihlali yapılıyor.” dedi.

“Bahçeli’nin yanından ayrılıp Kürt meselesini konuşacak durumu yok”

Babacan, konuşmasında, “Kürt meselesi çözüldü mü? Tam tersine dirildi. Erdoğan bu bölgeye geldiğinde Dicle’nin kenarındaki kuzuyu hatırlıyor, Ankara’ya dönünce kurdun yanı başında hizaya giriyor. Farkında bile değil. Belli ki Sayın Bahçeli’nin yanından 2 dakika ayrılıp da Kürt meselesini doğrudan insanlarla konuşacak durumu da yok artık.” ifadelerine yer verdi.

“Meclis tutanaklarına İngilizce bir harfi koymayı biliyorsun da Kürtçe iki cümle yazmayı bilmiyor musun?”

TBMM’de insanların konuştuğu dilin inkar edildiğini söyleyen Babacan, Bir insanın annesinden ninni dinlediği dili inkâr edilir mi? Bir milletvekili Meclis’te Kürtçe bazı ifadeler kullanıyor. Meclis’in tutanaklarını açın bakın. Ne yazıyor? ‘X’ harfi koyuyorlar. ‘X’, İngilizce bir harf değil mi? Sen Meclis tutanaklarına İngilizceden aldığın bir harfi koymayı biliyorsun da Kürtçe iki cümle yazmayı bilmiyor musun?” dedi.

Kürtçenin bu topların dili olduğunu vurgulayan Babacan, “Ülkemizde en çok konuşulan ikinci dil. Meclis zabıtlarına bir ‘Bilinmeyen dil’ diye yazıyorlar bir ‘X’ diye yazıyorlar. Anlaşılan, Kürtler Meclis’e girdi ama daha Kürtçe giremedi.” şeklinde konuştu.

“Türkiye dönüp dolaşıp parti kapatma gibi bir ilkelliği tartışabiliyorsa burada bir mesele var”

Konuşmasında Türkiye’de yılda ancak 1-2 tane Kürtçe öğretmeninin atanmasına da değinen Babacan, “Eğer bu ülkede, ana dili hakkı hâlâ tartışılıyorsa, ülkenin meclisinde, ülkenin en çok konuşulan ikinci diline ‘bilinmeyen dil’ muamelesi yapılıyorsa, bir mesele var. Yoğunlukla Kürt vatandaşlarımızın yaşadığı şehirlerde, belediyelere kayyumlar atanıyorsa, 6 milyon vatandaşımızın oyları yok sayılabiliyorsa, Türkiye dönüp dolaşıp parti kapatmak gibi bir ilkelliği tartışabiliyorsa burada bir mesele var.” dedi.

“Uğurlar, Ceylanlar ölüyorsa burada bir mesele var”

Babacan, “Eğer bu ülkede, çocukların oynadığı alanlarda, panzerler geziyorsa, burada bir mesele var. Eğer Ceylanlar, Uğurlar ölüyorsa burada bir mesele var demektir. Van’da, iki masum vatandaşımız, hayvanlarını otlatırken gözaltına alınıp, terörist muamelesi yapılıp ve işkence sonucu biri vefat ediyor diğeri sakat kalıyorsa ortada bir mesele var. Bu meselenin adı Kürt meselesidir.” şeklinde konuştu.

“Kürt meselesi tüm Türkiye’nin meselesidir”

Kürt meslesinin tüm Türkiye’nin meselesi olduğuna dikkat çeken Babacan, “Bizim için Kürt meselesi o partinin, bu partinin değildir. Kürt meselesi tüm Türkiye’nin meselesidir. Doğunun batının, kuzeyin güneyin değil, tüm Türkiye’nin meselesidir. Bizim için bu mesele bir hak meselesidir, hukuk meselesidir, adalet meselesidir. Temel insan haklarının pazarlığı olmaz. Vatandaşlarımızın tüm haklarını koşulsuz, şartsız, pazarlıksız derhal tanınır. Al-ver konusu yapamazsın.” dedi.

“Anadilini çatışma konusu olmaktan çıkaracağız”

Ana dili, vatandaşlarımızın analarının ak sütü kadar helal olduğunu vurgulayan Babacan, “Geçmişte annelerin cezaevindeki evladıyla anadilinde konuşmayı yasaklayanların bugün nasıl hatırlandığını iyi biliyorsunuz. Onun için ne diyoruz? Ana dili, vatandaşlarımızın analarının ak sütü kadar helâldir. Bu konuyu bir çatışma konusu olmaktan çıkaracağız.” diye konuştu.

Kürt meselesinin eşit vatandaşlık meselesidir olduğunu belirterek konuşmasına devam eden Babacan, “Mülakat, şu andaki hükûmetin işine gelmeyenleri devlete almama politikası haline geldi. Gençlerimiz KPSS’den 80 alıyor, 90 alıyor, 95 alıyor ama mülakatta eliyorlar. Böyle bir şey olur mu? Biz mülakatı kaldıracağız. Kim hak ediyorsa o devlete girecek. Yazılı sınav neyse o.” dedi.

“Enflasyon insanların buzdolabından çalmaktır”

Babacan, “Enflasyon nedir? Enflasyon, paranın değerini düşürmek yoluyla bütün vatandaşların cebinden çalmaktır. Enflasyon insanların buzdolabından çalmaktır. İnsanların buzdolabında 3 çeşit peynir değil de 1 çeşit peynir ancak bulunuyorsa bu insanların buzdolabından çalmaktır.” ifadesinde bulundu.

“Esnaf feryat ediyor”

Esnafın feryat ettiğini belirten Babacan, “Enflasyon sanayici, KOBİ ve esnafa kazanmadığı paradan vergi ödettirir. Esnaf kardeşimiz 100 liraya aldığı malı diyelim ki 130 liraya satıyor. Dönüp bakıyor, mal 200 lira olmuş. Rafa 200 liradan koyuyor. Devlet, ‘Sen bunu 100’den alıp 130’a sattın. 30 liranın vergisi ver’ diyor.” dedi.

“Kuru patlatan politikaları anında keseriz”

Döviz kuru ile ilgili de açıklamalarda bulunan Babacan, “Döviz kurunun patlamasının en önemli sebebi nedir? Arka kapıdan 190 milyar doları sattılar. Damatla beraber el ele verip devletin dövizini tükettiler ya. Asıl odur. Biz paradan 6 sıfırı attık, onlar gelip 1 sıfır eklediler. Bu arkadaşınız ekonomiyi teslim aldığında dolar 1 lira 50 kuruştu. 6 sene sonra Dışişleri Bakanı olduğumda 1 lira 30 kuruştu. Bunlar geldi 18 lira yaptı. Kuru patlatan politikaları anında keseriz. İşi ehline teslim ederiz.” diye konuştu.

Hibya Haber Ajansı

Related Posts

Leave a Comment